AKEL karışık, DİSİ'den "evet"
CTP-BG Genel Başkanı ve Başbakan Mehmet Ali Talat, GüneyKıbrıs'a geçerek, iki büyük parti AKEL ve DİSİ'nin nabzını yokladı...
AKEL karışık, DİSİ'den "evet"
Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler (CTP-BG) Genel Başkanı ve Başbakan Mehmet Ali Talat, dün Güney Kıbrıs'a geçerek, Rum hükümetinin büyük ortağı AKEL ve ana muhalefet partisi DİSİ'yi
ziyaret etti. Türk tarafının 24 Nisan'da referandum yapılması konusundaki ısrarını dile getiren Başbakan
Talat,1 Mayıs'ta Kıbrıs'ın birleşik olarak Avrupa Birliği'ne girmesi konusundaki görüşünü net biçimde ortaya koyarak, referandumun ertelenmesinin ciddi sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu
Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler (CTP-BG) Genel Başkanı ve Başbakan Mehmet Ali Talat, dün Güney Kıbrıs'a geçerek, referandumda güneyden de "evet" çıkmasının sağlanması için Rum hükümetinin büyük ortağı AKEL ve ana muhalefetteki DİSİ partisinin yetkilileriyle görüştü.
Başbakan Talat, görüşmede, Türk tarafının 24 Nisan'da referandum yapılması konusundaki ısrarını dile getirerek, 1 Mayıs öncesinde adada çözüm olması ve 1 Mayıs'ta Kıbrıs'ın birleşik olarak Avrupa Birliği'ne girmesi konusundaki görüşlerini net olarak ifade ettiklerini söyledi.
Talat, Rum siyasilere seslenerek, referandumun ertelenmesi yönünde dile getirdikleri görüşlere, Kıbrıs Türk halkının büyük öfke duyduğunu söyledi. Kıbrıs Türkünün geçmişte "barış istemeyen taraf" olarak gösterildiğine ve uzlaşmazlıkla suçlandığına işaret eden Talat, ancak Kıbrıs Türk halkının adada anlaşma istediğine ilişkin samimi tavrının bütün dünya tarafından artık görünmekte olduğunu vurgulayarak, "Kıbrıs Türk halkı barışın kıyısındadır. Kıbrıs Rum halkının da elini uzatmasını bekliyor" dedi.
Rum tarafındaki partilerin halkı ikna etmesi halinde, Rum tarafından "evet" çıkacağına inandığını da ifade eden Talat, çözümü kaçınılmaz olarak gördüklerine, çözümü erteleyen tarafın ileride daha zor koşullara zorlanacağına ve zararlı çıkacağına işaret etti.
24 Nisan'da yapılacak olan referandumda "evet" çıkması açısından AKEL partisinin içinde bölünmelerin ve karışıklıkların yaşandığı gözlemlenirken, DİSİ'de, referandumda "evet" çıkması yönünde bir eğilim olduğu gözlemlendi.
AKEL Genel Sekreteri Dimitris Hristofyas, Kıbrıs Rum toplumunun referandumda "hayır" deme eğiliminde olduğunu, kendilerinin parti olarak arzularının referandumda iki taraftan da evet çıkması olduğunu söyledi. Adada çözüm için iki toplumun da evet demesi gerektiğini kaydeden Hristofyas, ancak Rum toplumunun Annan Planı'na yönelik eğiliminin şu an itibarıyla hayır olduğunu, dolayısıyla iki tarafın çözüme doğru birlikte ilerleyebilmesi için referandumun birkaç ay ertelenmesi gerektiğini, birlikteliğin bu şekilde sağlanabileceğini savundu.
DİSİ Genel Başkanı Anastasiades ise, partisinin referandum konusundaki tavrını 15 Nisan'da gerçekleştirilecek olan kurultayda açıklayacağını ifade etti. Anastasiades, Annan Planı'na ilişkin bazı sıkıntıları bulunduğunu belirterek, bunlara çözüm aramak için referandumun ertelenmesi olasılığını gözden geçirmekte olduklarını, ancak ABD, BM ve diğer bazı ilgili taraflarla son günlerde yaptıkları temaslardan referandumun ertelenmemesi gerektiği mesajını aldıklarını kaydetti. Anastasiades, "DİSİ olarak biz şu anda bu konuda net bir açıklama yapmayarak kongreden çıkacak sonucu bekleyeceğiz" dedi.
Başbakan Talat'ın ziyaretine
medyadan büyük ilgi
Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler (CTP-BG) Genel Başkanı ve Başbakan Mehmet Ali Talat'ın, ilk kez güneye geçen KKTC başbakanı olduğu dünkü ziyaretine Türk ve Rum basın mensuplarının yanında yabancı basın kuruluşları da büyük ilgi gösterdi. Talat'a bu ziyaretinde CTP-BG Genel Sekreteri Ferdi Sabit Soyer ile parti dış ilişkiler sorumlusu Kutlay Erk eşlik etti.
Talat ve beraberindeki heyet, ilk ziyaretini Rum hükümetinin büyük ortağı AKEL partisine yaptı.
Talat başkanlığındaki heyet, AKEL'e ziyaretinin ardından saat 12.00'de Nikos Anastasiades'in genel başkanı olduğu ana muhalefet partisi DİSİ'yi ziyaret etti.
Talat'ın iki siyasi parti yetkilileriyle görüşmesinin ardından yapılan iki ayrı ortak basın toplantısı, referandum nedeniyle adaya akın eden Türkiye basını tarafından canlı yayınla izleyicilere aktarıldı.
Talat-Hristofyas görüşmesi
Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler Genel Başkanı Başbakan Mehmet Ali Talat ile AKEL Genel Sekreteri Rum Meclis Başkanı Dimitris Hristofyas başkanlığındaki parti heyetler AKEL merkez binasında saat 10.10'da bir araya gelerek, yaklaşık bir buçuk saat süren bir görüşme yaptı.
Görüşme öncesinde açıklama yapılmazken, Başbakan Talat ile AKEL Genel Sekreteri ve Rum Meclis Başkanı Dimitris Hristofyas parti binası önünde basına birlikte poz verdi.
Talat-Hristofyas görüşmesi öncesinde, AKEL Genel Sekreteri Hristofyas'ın sabah erken saatlerde DİSİ Genel Başkanı Nikos Anastasiades ile yaklaşık 20 dakika süren bir görüşme yaptığı öğrenildi. Görüşme sonrasında, herhangi bir açıklamada bulunmayan siyasi parti liderlerinin, "İyi Paskalyalar" demekle yetindi.
Talat, referandumda ısrarlı,
Hristofyas, ertelenmesini önerdi
Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler (CTP/BG) Genel Başkanı Başbakan Mehmet Ali Talat, referandumun 24 Nisan'da yapılması ve adada 1 Mayıs öncesinde anlaşmaya varılarak, birleşik Kıbrıs'ın Avrupa Birliği'ne girmesinin kendileri açısından son derece önemli olduğunu söyledi.
Talat, referandumun ertelenmesinin Türk tarafı ve Birleşmiş Milletler'in saptadığı takvim açısından oluşturacağı sapmanın ciddi sorunlara yol açabileceği uyarısında da bulundu.
Talat, bu konudaki görüşlerini dün görüştükleri Dimitris Hristofyas başkanlığındaki AKEL yetkililerine net biçimde dile getirdiklerini ifade etti.
AKEL genel sekreteri, Rum Meclis Başkanı Dimitris Hristofyas ise, Rum toplumunun şu an itibarıyla referandumda "hayır" deme eğiliminde olduğunu öne sürerek, bunun aşılması ve "evet"e dönüşebilmesi için zaman gerektiğini, dolayısıyla parti merkez komitesi olarak referandumun bir kaç ay süreyle ertelenmesi kararı aldıklarını söyledi.
Başbakan Talat, yaklaşık bir buçuk saat süren görüşme sonrasında AKEL genel merkez binasının önünde Hristofyas ile ortak basın toplantısı düzenledi.
Talat: Referandumun ertelenmesi
ciddi sorunlara yol açabilir
Basın toplantısında ilk sözü alan ve "Referandumun planlandığı şekilde zamanında gerçekleşmesi ve Kıbrıs sorununun 1 Mayıs'tan önce çözüme kavuşturularak, adanın 1 Mayıs'ta bir bütün olarak Avrupa Birliği'ne girmesi son derece önemlidir" diyen Başbakan Talat, referandumun ertelenmesinin Türk tarafı ve Birleşmiş Milletler'in saptadığı takvim açısından oluşturacağı sapmanın ciddi sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu.
Annan Planı'nın hiçbir taraf için bir zafer olarak algılanmaması gerektiğini, planın sadece bir uzlaşma metni olduğunu vurgulayan Mehmet Ali Talat, Türk tarafının çözüme olan arzusuna işaret ederek, Rum tarafında da aynı arzuyu görmek istediklerini söyledi. Talat, Kıbrıs'ta anlaşmanın referandumda her iki taraftan da "evet" çıkmasıyla oluşabileceğini de ifade etti. Başbakan Talat şöyle konuştu:
Gönül rahatlığıyla "evet"
"İstediğimiz fakat elde edemediğimiz bir çok husus vardır. Aynı şekilde yaşayabilir bir anlaşmaya, yaşayabilir bir çözüme ulaşabilmek için beklediğimiz, koydurmaya çalıştığımız bir çok hususu bu plana koyduramadık. Ama her şeye karşın benim inancıma göre gönül rahatlığıyla 'evet' diyebileceğimiz bir planı sonuçta üretebildik. Bu gönül rahatlığıyla 'evet' sadece Kıbrıslı Türkler için değil, bana göre Kıbrıslı Rumlar içindir de..."
"Uzlaşmak zorundayız"
Rum toplumunun haklarını ortadan kaldırma veya bu hakları tanımama gibi bir düşünce içinde hiçbir zaman olmadıklarını belirten Başbakan Talat, "Çünkü biliyoruz ki bu ada üzerinde yaşayabilmek için uzlaşmak zorundayız. Uzlaşmak için ise, bir tarafın haklarını elinden almak söz konusu olamaz, olmamalıdır. Biz, hep bu anlayış içinde hareket ettik. Karşılıklı olarak iyi niyet ortaya koyar ve birbirimizin haklarına, arzu ve duygularına saygı gösterirsek bu adada birlikte yaşamamak için herhangi bir neden görmüyorum. İnanıyorum ki vardığımız sonuç, ulaştığımız plan bunu sağlayabilecek bir plandır" diye konuştu.
Başbakan Talat, Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos'un Bürgenstock'taki müzakerelerde KKTC heyetine karşı sergilediği tavırla ilgili bir soruyu yanıtlarken, Papadopulos'un bu tavrına anlam veremediklerini söyledi. Talat, şöyle dedi:
"Sayın Papadopulos, benim ve Sayın Serdar Denktaş'ın görüşme yapma yetkisine sahip olduğumuz, ancak karar verme yetkisine sahip olmadığımızı söyleyerek, bu nedenle bu görüşmelerin yüz yüze yapılmasının anlamlı olmayacağı şeklinde tavır sergiledi ve bizimle yüz yüze görüşmeyi kabul etmedi. Müzakereleri aracılı yapmak zorunda kaldık..."
Hristofyas: İki tarafın 'evet' demesi
için referandumun ertelenmesi lazım
Basın toplantısında Başbakan Talat'tan sonra söz alan AKEL Genel Sekreteri, Rum Meclis Başkanı Dimitris Hristofyas ise, Talat ve beraberindeki heyetle son gelişmeler ve AKEL Merkez Komitesi'nin referandumun ertelenmesini öngören kararıyla ilgili olarak ayrıntılı görüş alışverişinde bulunduklarını söyledi.
Hristofyas, Rum toplumunun şu an itibarıyla referandumda "hayır" deme eğiliminde olduğunu öne sürerek, bunun aşılması ve "evet"e dönüşebilmesi için zaman gerektiğini, dolayısıyla parti merkez komitesi olarak referandumun bir kaç ay süreyle ertelenmesi kararı aldıklarını söyledi.
AKEL'in referandumda iki "evet"ten yana olduğunu, adada çözüm için iki toplumun da 'evet' demesi gerektiğini söyleyen Hristofyas, "Görebildiğim kadarıyla Türk toplumunun çoğunluğu referandumda 'evet' demeye hazırdır. Ancak Rum toplumunun Annan Planı'na yönelik eğilimi, taşıdığı kaygılar ve korkulardan dolayı şu an itibarıyla 'hayır' şeklindedir. Dolayısıyla her iki tarafın da çözüme doğru birlikte ilerleyebilmesi lazım. Bunun için de referandumun bir kaç ay ertelenmesi ve bu birlikteliğin sağlanması için çaba harcanması gerekir."
"Plandaki güvenceler yetersizdir"
Annan Planı'nın olumlu ve olumsuz unsurlara sahip olduğunu kaydeden ve Rum tarafına verilen güvencelerin yetersiz olduğu görüşünü öne süren Hristofyas, bu konuda şöyle konuştu:
"Üzgünüm ki bu plana 'hayır' demek isteyenler sadece ve sadece bu planın olumsuz yönlerini öne sürmekte, ortaya koymaktadırlar. Şunu da belirtmek gerekir ki bizim tarafımızdan bu plana 'hayır' denilmesi yönünde bir eğilimin oluşturulmuş olduğuna dikkatinizi çekmek istiyorum. Her ne pahasına olursa olsun bu plana 'hayır' denilmesi yönünde bir eğilim oluşturulmuştur. Ne yazık ki insanların çoğunluğu farklı bir görüşü dinlemeye hazır değildir, farklı bir görüşü dinleme isteği içerisinde değildir.
Elbette ki bu husus, güvensizlik duygusunun Kıbrıslı Rumlarda varolması ve özellikle çözümün uygulanması konusundaki güvencelerin yetersizliğiyle ilgilidir. Kıbrıs'ta hala binlerce Türk askerinin varlığı göz önüne alınırsa, insanların Türkiye'den ve uluslararası unsurdan güvenlik sağlayıcı bir çözümün ortaya konulması yönünde beklentilerinin olması doğaldır. Bu, bizim insanlarımıza yönelik olarak söyleyeceklerimizi duyabilmesi için de gereklidir.
Bu nedenle AKEL Merkez Komitesi, bu plan temelinde çözüme ulaşılması isteğini de ifade ederek, insanlarımıza hem bu planın olumlu yönlerinin ortaya konabilmesi hem de birlikte bu planın uygulamaya geçirilmesine ilişkin güvencelerin de sağlanabilmesi konusundaki kararını almıştır.
Bugün şu çelişkiyle karşı karşıyayız. Kıbrıs Türk toplumu, 1 Mayıs öncesinde referandumun gerçekleşmesi ve bu çerçevede birleşik Kıbrıs'ın Avrupa Birliği'ne girmesi arzusunu taşımaktadır. Benim algıladığım kadarıyla referandumda çoğunluk 'evet' demeye hazırdır. Kıbrıs Rum toplumu ise, daha önce de belirttiğim kaygı ve korkulardan dolayı AKEL 'evet' dese bile, referandumda 'hayır' deme eğilimindedir.
Bizim istediğimiz bir tarafın 'evet', öbür tarafın 'hayır' demesi değildir. Çözümün olabilmesi için iki toplumun da 'evet' demesi gerekmektedir. Mesele, bir tarafın köşeye sıkıştırılıp suçlanması değildir. Mesele birlikte ilerleyebilmemizin sağlanmasıdır. İşte biz bu ilerlemeyi sağlamayı istediğimizden dolayı referandumun bir kaç ay ertelenmesi talebini gündeme getiriyoruz ve böylece iki toplumun da 'evet' demesinin güvence altına alınmasının sağlanmasını hedefliyoruz. Ancak bunun olabilmesi için bütün ilgili tarafların 'evet' demesi gerekmektedir. Bu bizim çağrımızdır... Bu, merkez komitemiz tarafından alınan karardır ve AKEL Kıbrıs Konferansı'nda da bu onaylanırsa partinin resmi önerisi bu olacaktır..."
Talat-Anastasiades görüşmesi
Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler (CTP-BG) Genel Başkanı Başbakan Mehmet Ali Talat, Rum siyasilerin referandumun ertelenmesi yönünde dile getirdikleri görüşlere, Kıbrıs Türk halkının büyük öfke duyduğunu söyledi.
Kıbrıs Türkünün geçmişte "barış istemeyen taraf" olarak gösterildiğine ve uzlaşmazlıkla suçlandığına işaret eden Talat, ancak Türk halkının adada anlaşma istediğine ilişkin samimi tavrının bütün dünya tarafından artık görülmekte olduğunu vurgulayarak, "Kıbrıs Türk halkı barışın kıyısındadır. Kıbrıs Rum halkının da elini uzatmasını bekliyor" dedi.
Başbakan Talat, Rum tarafında ana muhalefette bulunan Demokratik Seferberlik Partisi (DİSİ)'yi 45 dakika süren ziyaret sonrasında da, DİSİ Genel Başkanı Nikos Anastasiades'le ortak basın toplantısı düzenledi.
Basın toplantısında, Talat'a ziyarette eşlik eden CTP/BG Genel Sekreteri Ferdi Sabit Soyer ile parti dış ilişkiler sorumlusu Kutlay Erk'le DİSİ eski milletvekili Keti Klerides ve diğer parti yetkilileri de hazır bulundu.
Türk, Rum ve yabancı basın mensuplarının büyük ilgi gösterdiği basın toplantısında, referandumun ertelenmemesi ve 24 Nisan'da yapılması gerektiğini vurgulayan Başbakan Talat, Kıbrıs'ta 1 Mayıs öncesinde anlaşma sağlanması için referandumda iki taraftan da "evet" çıkması gerektiğine dikkati çekerek, Türk tarafından "evet" çıkacağını belirtti. Talat, Rum tarafından da "evet" gelmesi için DİSİ'nin parti olarak gerekeni yapmasını istedi.
Talat, Annan Planı temelinde adada 1 Mayıs'a kadar çözüm olmaması durumunda çözümsüzlüğün sorumlusu hangi taraf olursa, onun büyük sorumluluk almış olacağını ve ileride daha kötü bir çözüme "evet" deme durumunda kalacağını belirtti.
Talat: Kıbrıs Rum halkının
da endişelerini anlıyoruz
Rumların Annan Planı'nın uygulanırlılığı konusundaki endişelerini de anladıklarını ifade eden Başbakan Talat, Türk tarafı olarak Rumlara planın uygulanırlılığı konusunda gerekli güvenceyi vermeye hazır olduklarını, kendilerinin de aynı güvenceyi Rum tarafından istediklerini söyledi.
"Görüş birliği oluştu"
Anastasiades ile görüşmelerinde büyük ölçüde görüş birliği oluştuğunu belirten Talat, "Kıbrıs Rum halkının endişelerini anlıyoruz. Onlara anlaşmanın uygulanması hususunda bizim bakımımızdan, Türk tarafı bakımından herhangi bir sorun olmayacağının güvencesini vermek istiyoruz. Aynı şeyi tabii ki, biz Rum tarafından da talep ediyoruz" dedi.
Referandumda iki taraftan da "evet" istediklerini kaydeden Talat, Kıbrıslı Türklerle Rumların birlikte yaşayabileceğini söyledi ve adada 1 Mayıs'tan önce çözümü arzu ettiklerini yineledi.
"Referandumu erteleme
talebi kabul edilemez"
Referandumun ertelenmesini kabul etmenin Kıbrıs Türk tarafı açısından kabul edilemez olduğunu söyleyen Başbakan Talat, 1 Mayıs'tan sonra nasıl bir durumla karşılaşılacağının bilinmediğine işaret ederek, Rum tarafının referandumu erteleme talebine Kıbrıs Türk tarafında büyük tepki gösterildiğini belirtti.
Talat, Rum partilerinin geleceği iyi değerlendirmesi gerektiğini ifade ederek, Türk tarafının Annan Planı konusundaki yükümlülüklerine bağlı olduğunu söyledi.
Talat, Rum tarafındaki partilerin halkı ikna etmesi halinde, Rum tarafından "evet" çıkacağına inandığını da ifade etti.
Çözümü kaçınılmaz olarak gördüklerini kaydeden Talat, çözümü erteleyen tarafın ileride daha zor koşullara zorlanacağına ve zararlı çıkacağına işaret etti.
Çözüm konusunda iyimser olduğunu söyleyen Başbakan Talat, Rum tarafından da olumlu bir el uzatılacağına inandığını belirtti ve Kıbrıs'ı ortak vatan oluşturma şansının sürdüğünü kaydetti.
Karşılıklı iyi niyet olduğu takdirde çözülemeyecek hiçbir sorunun olmadığını dile getiren Başbakan Talat, "Ne yazık ki Annan Planı başlangıcından beri müzakere edilemedi. Yüz yüze bir al-ver sürecine girilemedi" dedi. Talat, "Bu gerçekleşmiş olsaydı daha iyi bir planın ortaya çıkabileceğini" de söyledi.
Kıbrıs Türk halkının birçok mücadele verdiğini ve barışın kıyısına kadar geldiğini anlatan Talat, "Şimdi Rum halkının, Türk halkına el uzatmasını beklediğini" kaydetti. "Hep uzlaşmazlıkla suçlandıklarını, ama bunun böyle olmadığını kanıtladıklarını" ifade eden Talat, bugün çözümü engelleyenin ileride daha zor koşullarla zorlanacağını belirtti. Başbakan Talat, Rumların istediği güvenceyi verdiklerini de belirterek, "Birbirimize güvenelim" dedi.
Anastasiades: Yurdumuzun yeniden
birleşmesi ortak isteğimizdir
DİSİ Genel Başkanı Nikos Anastasiades ise, partisinin referandum konusundaki nihai tavrını 15 Nisan'da gerçekleştirilecek kurultayda açıklayacağını ifade etti.
Annan Planı'na ilişkin olarak bazı sıkıntıları bulunduğunu belirten Anastasiades, bunlara çözüm aramak için referandumun ertelenmesi olasılığını gözden geçirmekte olduklarını, ancak ABD, BM ve diğer bazı ilgili taraflarla son günlerde yaptıkları temaslardan referandumun ertelenmemesi gerektiği mesajını aldıklarını kaydetti.
Bir soruya karşılık referandumun ertelenmesi konusunda bütün tarafların onayının gerektiğini, ancak böyle bir olasılığın gözükmediğini söyleyen Anastasiades, bu konuda bugün BM genel sekreterinin Kıbrıs özel danışmanı Alvaro de Soto ve ABD'nin Güney Kıbrıs Büyükelçisi Michael Klosson ile görüştüğünü bildirdi. Anastasiades, bu görüşmelerde Annan Planı'yla ilgili sıkıntılarının aşılması için referandumun ertelenmesi gerektiği yönündeki Rum görüşüne olumlu yanıt alamadıklarını söyledi
DİSİ'nin referandumla ilgili kesin tavrının ne olacağına ilişkin soru üzerine de, bu konuda şu an herhangi bir görüş dile getirmeyeceğini ifade eden Nikos Anastasiades, DİSİ'nin referandumla ilgili nihai kararını 15 Nisan Perşembe günü açıklayacağını söyledi. Anastasiades, "DİSİ olarak biz, şu anda bu konuda net bir açıklama yapmayarak, kurultaydan çıkacak sonucu bekleyeceğiz" şeklinde konuştu.
Anastasiades, Talat ve beraberindeki heyetle çok yararlı bir görüşme yaptıklarını ve tarafların birbirlerinin endişelerini paylaştıklarını da ifade ederek, "Yurdumuzun yeniden birleşmesi ortak isteğimizdir" dedi. Çözüm yönündeki çabalarının süreceğini belirten Anastasiades, birleşik bir Kıbrıs'ın Avrupa Birliği'ne girmesi için çaba harcayacaklarını söyledi. Bir anlaşmada sadece şartların değil, uygulanabilir olmasının da önemli olduğunu söyleyen DİSİ Genel Başkanı Anastasiades, Rumların endişeli olduğunu, bunu Talat'ın anlayışla karşıladığını kaydetti. Anastasiades, anlaşmanın uygulanırlılığı konusunda bütün taraflardan taahhütler beklediklerini de söyledi.