"AB yanlısı Kıbrıslı Türkler cesaretlendirilmeli"

Avrupa Parlamentosu-Kıbrıslı Türkler Temas Grubu üyesi, AP Milletvekili Macthilde Rothe, Kıbrıslı Türklerin AB'ye, Avrupa ve demokrasi idealine sırt çevirmemeleri için Kıbrıslı Türkleri cesaretlendirilmesinin çok önemli olduğunu ifade etti. Rothe, bu amaç doğrultusunda AP ile Kıbrıslı Türkler arasındaki Temas Grubu'nda Avrupa Sosyalist grubunu temsil etmeye karar verdiğini ve grubun insanlarla bir iletişim aracı olduğunu söyledi


   Güney Kıbrıs'ta bulunan Avrupa Parlamentosu-Kıbrıslı Türkler Temas Grubu üyesi, AP milletvekili Macthilde Rothe, AP milletvekili Rothe, Kıbrıslı Türklerin AB'ye, Avrupa ve demokrasi idealine sırt çevirmemeleri için Kıbrıslı Türkleri cesaretlendirilmesinin çok önemli olduğunu ifade etti.
   Rothe, bu amaç doğrultusunda AP ile Kıbrıslı Türkler arasındaki Temas Grubu'nda Avrupa Sosyalist grubunu temsil etmeye karar verdiğini ve grubun insanlarla bir iletişim aracı olduğunu söyledi.
    Macthilde Rothe, Kıbrıs'a ilişkin görüşünü değiştirmediğini, 20 yıldan beri Kıbrıs'ın yeniden birleşmesi yönünde mücadele ettiğini ifade ederek, Kıbrıslı Türklerin durumuyla ilgileniyor olmamasından ötürü belki de bazılarının değiştiği hissine kapıldığını kaydetti.
   Annan planına ilişkin referandumda Kıbrıslı Türklerin çoğunluğunun "evet" dediğine işaret eden Rothe, "Kıbrıslı Türklerin çoğunluğu AB lehine oy kullandılar. Kıbrıslı Türklerin AB'ye, Avrupa ve demokrasi idealine sırt çevirmemeleri için Kıbrıslı Türkleri cesaretlendirmemizin çok önemli olduğunu düşünüyorum" diyerek, bu amaç doğrultusunda Avrupa Parlamentosu ile Kıbrıslı Türkler arasındaki Temas Grubu'nda Avrupa Sosyalist grubunu temsil etmeye karar verdiğini ve bu Temas Grubu'nun insanlarla bir iletişim aracı olduğunu vurguladı.
   Fileleftheros, yukarıdaki başlık altında KS EDEK'in davetlisi olarak Güney Kıbrıs'ta bulunan Avrupa Parlamentosu-Kıbrıslı Türkler Temas Grubu Üyesi, AP Milletvekili Macthilde Rothe'yle gerçekleştirdiği bir söyleşiye yer verdi.
   Rothe söyleşisinde, EDEK'in davetlisi olarak Güney Kıbrıs'ta bulunmaktan mutlu olduğunu belirtirken KS EDEK ile Avrupa sosyal demokratları arasında birçok konuda fikir birliğinin bulunduğunu ifade etti.
   Rothe, KS EDEK ile 2 yıl önce Annan planı konusunda fikir ayrılıklarının mevcut olduğunu belirtirken, 2 yıl sonra Kıbrıs'taki durumun nasıl olduğu yönündeki bir soruya karşılık ise şöyle konuştu:
   "Kıbrıs'a ilişkin görüşümü değiştirmedim ve değiştirmeyeceğim. 20 yıldan beri işgal ve bölünmeye karşı ve Kıbrıs'ın yeniden birleşmesi yönünde mücadele ediyorum. Aynı zamanda bunca yıldır Kıbrıs'ın AB'ye üyeliği için de mücadele ettim. Kıbrıslı Türklerin durumuyla ilgileniyor olmamadan ötürü belki de bazıları değiştiğim hissine kapılıyorlar. Annan planına ilişkin referandumda Kıbrıslı Türklerin çoğunluğu "evet" dedi. Ancak bu Kıbrıslı Rumların saygı duymamız gereken "hayır" cevabı yüzünden uygulamaya konulamadı.
    Kıbrıslı Türklerin çoğunluğu AB lehine oy kullandılar. Kıbrıslı Türklerin AB'ye, Avrupa ve demokrasi idealine sırt çevirmemeleri için Kıbrıslı Türkleri cesaretlendirmemizin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Orada mücadele etmemiz gereken bir işgalin bulunduğunu, ancak aynı zamanda Kıbrıslı Türklere de yardım etmemiz gerektiğini hepimiz biliyoruz. Bu yüzden Avrupa Parlamentosu ile Kıbrıslı Türkler arasındaki Temas Grubu'nda Avrupa Sosyalist grubunu temsil etmeye karar verdim. Bu Temas Grubu insanlarla bir iletişim aracıdır. Elbette tanınmaya götürecek yorumlamalara izin vermemek için işlemlerimizde dikkatli olmamız gereklidir.
   Grupta hepimiz uluslararası hukuk, BM ve AB kararları çerçevesinde çalışacağımızı biliyoruz. Zaman zaman bazıları görüşlerimi değiştirdiğimi hissine kapılabilirler, ancak bu gerçeği yansıtmamaktadır ve böyle bir şey olmadığı konusunda onlara garanti verebilirim"
   AP-Kıbrıs Türk Temas Grubu'nun Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ı makamında ziyaret etmesi konusunda ise Rothe, geçmişte bu yöndeki ziyaretlere yönelik tepkilerin bulunmadığını, Avrupa Parlamentosu Başkanı Joseph Borrell'in Cumhurbaşkanı Talat'ı yakın geçmişte makamında ziyaret ettiğini ve hatta basın açıklamasında da bulunduğunu, ancak o zaman herhangi bir tepkinin gelmediğini vurguladı.
   Rothe, bu yüzden şu anda kendileri için Cumhurbaşkanı Talat'ın makamına gitmeyeceklerini ya da Borell'in yanlış yaptığını söylemenin mantıksız olduğunu vurguladı. Rothe "Dikkat etmemiz gereken, oraya gittiğimizde bir çeşit 'devlet' sembolünün bulunmamasıdır. Bizim ziyaretimiz Başkan Borell'in, Komiser Rehn'in ve tüm diğer AB yetkililerinin ziyaretleri ile aynı mantık içerisindedir. Elbette bu hiçbir şekilde tanıma anlamına gelmez. Kıbrıs Türk liderinin çalışma alanına gidiyoruz. Elbette dikkatli olmalıyız ve bu yüzden Kıbrıslı Türkleri, bu ziyareti başka amaçlara hizmet etmesi yönünde kullanmamaya çağırıyoruz" şeklinde konuştu.

"Gül'ün önerisi kabul edilemez"

   Rothe, Türkiye tarafından yakın zamanda sunulan önerilere ilişkin düşüncesinin sorulması üzerine ise, geçmişle kıyaslandığı zaman Türkiye'nin Kıbrıs sorununun çözümünü istiyor gibi göründüğünü ifade etti.
   Rothe şunları söyledi:
   "Türkiye daha önce, adada iki ayrı devlet ve konfederasyon isteyen Denktaş ile aynı çizgideydi. Türkiye'nin değişmekte olduğunu kabul etmemiz gerekir. Türkiye şimdi AB perspektifine bakmakta ve AB'ye katılmayı istemektedir.
   Gül'ün önerilerine gelince, birbirinden tamamen farklı iki konuyu birbirine bağlamaya çalışmasından ötürü kabul edilemez. Türkiye'nin katılım sürecinden doğan yükümlülüklerini Kıbrıslı Türklerin durumuyla ilişkilendirmeye çalışmaktadır. Bu tamamen kabul edilemez bir şeydir. Türkiye liman ve havaalanlarını AB'den doğan yükümlülükleri temelinde Kıbrıs Cumhuriyeti'ne açmakla yükümlüdür."
   Rothe, Gümrük Birliği protokolünün Kıbrıslı Türklere yönelik AB tüzükleriyle ilişkilendirilmesini kabul etmelerinin söz konusu olmadığını da vurguladı.