HALKIN SESİ’ne açıklama yapan ekonomistler, YTL’nin var olan ekonomik istikrarı korumak için kullanıma geçileceğini ve bunun KKTC ekonomisine de istikrar getirebileceğine dikkat çektiler.
Ekonomistlerimiz, YTL’ye geçerken tüketici açısından ilk zamanlarda yuvarlamalardan dolayı bazı kayıplar olabileceği veya paranın küçülmesinden dolayın daha çok alışveriş yaparak daha fazla para harcayabileceğini ancak, kısa süre içinde adaptasyonun gerçekleşeceğini kaydettiler.
Ekonomistlerimiz ile yaptığımız röpörtajlarda sorularımıza verdikleri cevaplar şöyle:
KKTC için YTL kullanmak mı yoksa Euro’ya geçmek mi daha faydalı olur?
Yrd. Doç. Dr. Hasan Güngör: Yeni TL’nin KKTC açısından en önemli kazanımı vaad ettiği istikrardır. Eğer Türkiye ekonomisi parasal ve fiyat istikrarını yakalarsa, bu KKTC’ye olumlu yansıyacaktır ve yıllardır tartışılan istikrarlı para birimi veya Euro kullanımı seçeneğine gerek kalmayacaktır. Ancak AB üyeliğini hedefleyen KKTC eninde sonunda Euro bölgesine dahil olacak ve TL kullanmaktan vazgeçecektir. TL’nin son yirmibeş yılda sergilediği performans maalesef oldukça kötüdür. Dolayısıyle TL ve Euro arasında tercih yapmamız gerekirse seçeneğimizin Euro olması, ekonomik açıdan daha akıllıcadır. Burada tek temennim YTL’nin hızlı bir şekilde eskimemesidir.
Mustafa Gündüz: Eğer YTL’ye geçtikten sonra Türkiye ekonomisinde istikrarsızlıklar veya krizler yaşanmazsa istikrarlı bir para birimi olarak YTL veya EURO kullanılması arasında önemli bir fark yoktur.
Bu durumda konuya siyasi açıdan bakmak gerekir. Kıbrıs AB üyesidir ve kuzeyde muktesebat uygulanamamaktadır. Bu nedenle Euro kullanmak bizim tek taraflı tasarrufumuzda olan bir şey değildir. AB merkez bankasının onayı ve ekonomimizin de Maastricht kriterlerine uyumu gerekmektedir. Şu anda KKTC ekonomisi bundan çok uzaktadır.
Eğer KKTC ekonomisi Euro alanının kriterlerine uyabilir ve bu kriterleri sürekli devam ettirebilir ve de AB Merkez Bankası Euro’ya geçişe izin verirse Euro kullanmak, hem Güney Kıbrıs’ın bir süre sonra Euro kullanacak olması ve hem de AB ekonomisindeki istikrarın sürekli temin edilmiş olması nedeniyle YTL kullanımından daha iyidir.
Vargın Varer: YTL’ye geçiş KKTC’nin para birimi değişimi için önemli bir fırsat sunmuştur. Halihazırda değişim olacakken, pekala Euro’ya geçiş yapılabilirdi. Euro-YTL’nin ekonomik farklılıklarına gelince, Euro istikrarlı bir para, biz YTL’nin istikrarlı olacağını düşünüyoruz, Euro bu anlamda daha güçlü. Hedef pazarımızı Avrupa olarak görüyoruz ve Avrupa geniş anlamda Euro kullanıyor, bu ise dış pazar odaklı bir ekonomide kur riskini ortadan kaldırıyor. Hedef çözüm ve AB olduğuna göre Euro’ya geçiş ileride kullanılacak paraya bugünden geçme açısından daha önemli. Rumlar 2007’de Euro geçişi öngörüyorlar, ancak ERM II sistemine alınmamış olmaları, bu tarihi olağan üstü birşey olmazsa 2010’a uzatmış görünüyor. Bizim erken Euro adaptasyonu bir takım avantajlar yaratabilecektir. Tabii bunları çözüm olasılığı ve AB pazarına erişim olasılığı üzerine söylüyorum. Aksi halde, bugünkü gibi AB pazarına kapalı, çözüm ve AB üyeliği düşünülmeyen bir ekonomide istikrarlı para Euro yada YTL birşey farketmez, istikrarlı olsun yeter. Zaten bizim gibi mikro ülkelerin kendi paraları olsa dahi para politikası etkinlikleri çok sınırlı. Bu nedenle esas olan istikrarlı para ve o paranın ülkesi ile gelişen ekonomik ilişkiler. Şu anda Türkiye ile ilişkilerimiz daha güçlü, TL (ya da YTL)’nin sahibi Türkiye bütçemize her yıl yardım yapıyor. Bunun Türkiye’ye maliyeti yalnızca bütçe maliyeti ile sınırlı, Euro’ya geçiş halinde Türkiye bunu rezervlerinden ödeyecek ki, rakam Türkiye’deki hacim içinde küçük bile olsa mal satarak elde ettiği dövizi size vereceği anlamını taşıdığından bütçe maliyetine, döviz reservi maliyeti eklenecekti. Türkiye her iki maliyeti niye çeksin ki?. Bu nedenle Türkiye’den de onay alınmadığı için Euro kullanımı yakın gelecekte uygun görülmemiş.
YTL’nin tüketiciye yararları ve zararları neler olur?
Yrd. Doç. Dr. Hasan Güngör: Tüketici açısından konuya bakıldığında yeni ve eski TL’nin bir yıl süreyle tedavülde kalması tüketicilerin değişim sürecinde aldatılmasını engelleyeceği kanısındayım. Bu durum fiyatlar üzerinde bir otokontrol oluşturacak ve eski fiyalarla yeni fiyatların ayni etiket üzerinde görülmesini ve doğru algılanmasını sağlayacaktır.
Mustafa Gündüz: YTL’ye geçmek, KKTC ekonomisindeki sorunları ne çözecektir ne de ilave sorun getirecektir. Ancak, perakente fiyatlarda daha büyük rakamlarla ifade edilen fiyatları daha küçük rakamlarla ifade ederken yapılacak yuvarlamalar ilk başta fiyatlarda bazı artışlar getirebilir.
Örneğin 625.000 TL/kg fiyatı olan bir malın YTL cinsinden gerçek fiatı 0.625 YTL’dir halbuki bu mal muhtemelen 0.75 YTL yani 75 kuruşa satılacaktır.
Vargın Varer: Tüketiciler bir adaptasyon süresi mutlaka geçirecek. Ancak ortalama bir Kıbrıslı cebinde USD, STG, Euro, KL ve TL taşımaya alışık olduğu için bu adaptasyon sürecinin çok kısa olacağını düşünüyorum. Yararları istikrarlı YTL ile düzelen beklentilerde görülecek. Aman buzdolabı fiyatı artar, ben bugünden alayım denmeyecek. Fiyat karşılaştırmasını daha kolay yapabilecek, bol sıfırlar arasında boğulmayacak. Tüketicinin fiyat karşılaştırması yapabilmesi piyasada oluşacak fiyatı mutlaka olumlu etkiler. Ayrıca, kimse cebinde tonlarca para taşımayacak. Cüzdanlar şişik gezmeyecek. Bunlar yararları. Zararına gelince, başlangışta yukarı doğru fiyat yuvarlamaları olabilir. Kuruş kullanmayı unutan ve değersiz gören bir psikolojide gereksiz harcamalara yol açabilir. En önemlisi fiyat algılamasında görülebilir. Daha önce 50 milyon olan bir ürün 50 YTL olunca daha ucuz gelerek, tüketimi azdırabilir. Ancak bu olumsuzlukların kısa sürede aşılacağını düşünüyorum.
2005 yılı başıyla birlikte yürürlüğe konulacak olan YTL’nin kullanımı KKTC ekonomisine ne getirir ne götürür?
Yrd. Doç. Dr. Hasan Güngör: Fiyat istikrarsızlığının, yani enflasyonun doğrudan bağlantılı olduğu en önemli konu parasal istikrardır. Bu iki nokta ekonomik hayatta birbirini besleyen bir özellik sergiler. Diğer bir ifadeyle, parasal istikrarın sağlanamadığı bir ekonomide fiyat istikarının sağlanmasının mümkün olamayacağıdır.
KKTC açısından bakıldığında 1976 yılında kabul edilen ve resmiyete dökülen Türk Lirası kullanımının bugüne kadar Kıbrıs Türk Halkına pek hayırlı olduğunu söylemek mümkün değildir. Böyle bir parasal birlik kendi iç dinamiklerinden dolayı dalgalanan TL para arzının etkisiyle oluşan enflasyonun tümünün KKTC’ ne ithal edilmesine ve ancak ölçek olarak bu etkileri absorbe edebilecek bir büyüklükte olmayan KKTC’nin bundan son derece olumsuz etkilenmesine sebep olmuştur. Bu da sonuç olarak KKTC’nde yerleşmiş ve ekonomik yapımızın kaldıramayacağı oranlarda enflasyonist bir dönem (özellikle son yirmibeş yıl) geçirmemize sebep olmuştur. Son birkaç yıldır TC Hükümetleri’ nin ciddi bir irade sergileyerek enflasyonu dizginleme ve makul düzeylere düşürme çabaları da yine ayni kanalla ülkemize ithal edilmiştir.
Yeni TL’ nin tedavüle girişiyle bizler de bu para birimiyle tanışacağız. Bu yeni liranın KKTC ekonomisine dinamik anlamda herhangi bir olumlu veya olumsuz etkisi olmayacaktır. Yeni TL bir yıl boyunca eskisiyle birlikte tedavülde bulunacak. Bunun da eski ve yeni liranın yer değiştireceği süreçte fiyat dalgalamalarını engelleyici bir etkisi olacaktır. Bunun ötesinde nerelerde değişiklik yapılması gerekeceğine gelince: Alış – verişlerde ödeme, mali piyasalarda işlem yapma, çek, senet ve diğer kıymetli evraklar ile ticarette, fiyat etiketlerinde, bankalardaki bütün hesaplarda, bütün istatistiklerde YTL’ye uyum gerekecektir. Bu uyum sonucu geçmişe dönük fiyatlama davranışlarında bir değişiklik oluşacaktır. Acaba TL’den sıfırların atılmasının döviz kurları ve faizler üzerinde bir etkisi olacak mı? Hayır! Döviz kurunda ve faiz oranlarında genel bir değişiklik olmayacaktır. Örneğin bugün 1 ABD = 1,700,000 TL ise YTL’nin tedavüle girmesiyle bu kur 1 ABD = 1.7 YTL olacaktır (bu da 1930’ ların Dolar/TL kurudur)
Bu nedenle TL veya YTL isimleri hiç önemli değildir. Önemli olan YTL’de de geçmişte TL’de yaşadığımız enflasyonu yaşamamaktır.
IMF denetiminde sayın Kemal Derviş’in başlattığı ve Şubat krizinden 2004 yılının sonuna kadar devam edecek olan Türkiye ekonomisindeki istikrar programı başarıya ulaşmıştır ve Türkiye’de enflasyon düşmüştür ve daha da düşecektir.
Enflasyon düştükten sonra YTL’ye geçmek ve bol sıfırlı bir para birimi yerine daha değerli bir para birimi kullanmak, muhasebe işlemleri, bankacılık ve perakente ticaret ve başka yönlerden yararlıdır.
Ancak, yalnız enflasyona bakarak bir ülkenin ekonomisi hakkında karar veremeyiz. Ülke ekonomileri, ekonomi yönetimleri tarafından gerekli ayarlamalar yapılarak yönetilir. Türkiye ekonomisinin de özellikle ekonominin genel dengeleri konusunda, bazı sorunları vardır.
Vargın Varer: Parasal istikrar bir ekonominin sağlıklı büyüyebilmesi için önemli bir faktör. TL’nin istikrarsızlığı, KKTC ekonomisini olumsuz etkilemektedir. Son dönemde Türkiye ekonomisi TL’ye istikrar kazandırmak için bir ekonomik program yürütmektedir. Bu programda epey mesafe alınmış, enflasyon ve faiz oranları düşmeye başlamıştır. 2005 yılında enflasyonun tek haneli rakama inmesi beklenmektedir. Bu bağlamda önemli olan Türkiye’de parasal istikrarı koruyabilmektir. Türkiye’nin hedefleri parasal istikrarı koruyabilmek olduğu için pek güven telkin etmeyen ve bol sıfırlarla temsil edilen TL’nin başka bir para ile yenilenerek olumlu bir psikolojik etki ve algılama yaratılması önemli olduğu için YTL’e geçiliyor. KKTC’de de TL kullanıldığından bizde de YTL’e geçiş olacak. YTL ile birlikte istikrarın korunması hedeflendiğinden, sözkonusu istikrarlı makro ekonomik ortam ki bunun en önemli göstergesi fiyat hareketleridir, KKTC ekonomisinin büyüme performansını olumlu etkileyecek, en azından parasal istikrarsızlığın yarattığı olumsuzluklar ortadan kalkacaktır. Bu YTL’nin olumlu bir faktör olarak varlığı elbette KKTC ekonomisinde olumlu bir etki yaratacaktır. Ancak, bunun için birkaç yıl gerecektir, çünkü paraya güven orta ve uzun vadeli perspektifte dikkate alınan bir unsurdur. Yine de ilk yıl ekonomik aktörler üzerinde olumlu bir psikoloji yaratacağını söyleyebilirim.
Bunun yanında istikrarsız para nedeniyle KKTC’de ciddi bir para ikamesi olmuştur. Fiyatlar, tasarruflar vs. Dolar, Euro yada Sterling olarak telafuz edilmektedir. Herkes cebinde bu dövizleri bulundurmaktadır. YTL ile birlikte parasal istikrarın varlığı, bu para ikamesini yeniden YTL lehine dönüştürebilecektir. İstikrarlı ülkelerde olduğu gibi parasal olarak herkes yine ayni dili kullanmaya başlayacaktır.