AB ek protokol için ısrarlı
AB'den 'reformlara
devam' mesajı geldi. Ayrıca, 'Ek Protokolü bir an önce onaylayın' önerisi
yinelendi.
Viyana'da yapılan AB Troykası Türkiye toplantısı yine Kıbrıs sorununun
gölgesinde kaldı.
Toplantının ardından düzenlenen basın toplantısında AB tarafı, Türkiye'nin 2006
yılı içinde Gümrük Birliği'nin tam olarak uygulanması konusunda adım atması
gerektiğini vurguladı.
Toplantı sonrası yapılan basın toplantısında öne çıkan başlıklar şöyle:
AB Dönem Başkanı
Avusturya'nın Dışişleri Bakanı Ursula Plassnik: "Reformlarda geriye dönüş
olmamalı"
AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn: "Reformlar zamanında
hayata geçirilmeli"
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül: "Reform ve uygulama ciddiyetle sürecek"
KKTC KONUSU VE EK PROTOKOL
Olli Rehn 'KKTC'ye doğrudan ticaret ile ilgili tüzüğün onayının, Türkiye'nin Ek
Protokolü onayı ile bağlantılı' olduğunu kaydederken, Gül "Kıbrıs ile AB'yi ayrı
tutuyoruz" dedi.
AB'nin buna
önem vermesi gerektiğini belirten Gül, "kalıcı çözüm için uğraşıyoruz. Ama
müzakere de devam edecek. Bu teknik bir süreçtir" dedi.
Türkiye'nin Kıbrıs ile ilgili görüşünün açık ve net olduğunu belirten Gül,
"Türkiye, Yunanistan, Kıbrıs Türkleri ve Rumlar Doğu Akdeniz'de ortak bir
işbirliği ortaya koyabilir. Bunun için adadaki problemlerden kurtulmak gerekir"
dedi.
Türkiye'nin adayla ilgili en büyük hedefinin Kıbrıs Türklerinin izolasyondan
kurtarılması olduğunu vurgulayan Gül, "biz Kıbrıs konusunda iyi niyetli ve
yapıcı davranıyoruz. BM'nin planı aynı zamanda AB'nin de planı. Biz plana 'evet'
derken onların cevabı 'hayır' oldu" dedi.
"Kıbrıs bir bütün olarak AB'nin bir parçasıysa Kıbrıs Türklerinin maruz kaldığı
ambargo doğru değil" diyen Gül, "verilen sözlerin yerine getirilmesi önemli. Biz
Türkiye olarak yapıcı olmaya devam edeceğiz. Hem Türkiye'nin, hem de Kıbrıs
Türklerinin kapsamlı bir çözüm yolunda, izolasyonların kaldırılması güven
artırımıdır" diye konuştu.
Dışişleri Bakanı Gül ayrıca, müzakere süreciyle siyasi sorunların birbirinden
ayrı tutulması gerektiğini vurgulayarak, Kıbrıs'ın bir engel oluşturmaması
gerektiğini söyledi.
REHN: TÜM TARAFLAR
SÖZÜNÜ TUTMALI
AB Komisyonu üyesi Olli Rehn ise, Türkiye ile müzakerelerin 3 ekimde Gümrük
Birliği Ek Protokolünün imzalanması ve uygulanması şartıyla başlatıldığını,
Türkiye'nin limanlarını tüm AB üyelerine açması gerektiğini söyledi.
"Türkiye ile müzakereleri Ek Protokolü uygulayacağı taahhüdü üzerine başlattık"
diyen Olli Rehn, tüm tarafların sözünü tutması gerektiğini söyledi.
Bir gazetecinin 'Kıbrıs limanlarının açılmaması üyelik müzakerelerini tıkar mı?'
sorusuna Rehn, "ben bunu bu kadar dramatik görmüyorum. Her üyenin veto hakkı
var. Başlıkların kapanması oybirliğini gerektiriyor. Vetolara başvurmak
durumunda kalırsak bu büyük bir başarısızlık olur" yanıtını verdi.
Kıbrıs konusunda kararlılıkla hareket edilmesi gerektiğinin altını çizen Rehn,
"bu konuda 2006'da ilerleme olmalı ki müzakere sürecinde aynı noktalar
tekrarlanmasın. Türkiye temmuz 2005'te Ek Protokolü imzalayarak taahhüdünü
yerine getirdi ve müzakereler başladı" dedi.
Türk limanlarının Kıbrıs'a açılmasının, gümrükteki malların serbest dolaşımını
öngören madde olduğunu hatırlatan Rehn, "bunun uygulanıp uygulanmadığı zamanla
belli olacak" diye konuştu.
Tüzükle ilgili yanlış anlaşılmanın da aydınlatılmasının gerekliliğine değinen
Rehn, "Türkiye'nin Ek Protokolü imzalaması katılımın bir şartıydı. Bu şart
uygulamayı da beraberinde getiriyor" ifadesini kullandı.
PLASSNİK: REFORMLARDA
GERİYE DÖNÜŞ OLMAMALI
Avrupa Birliği Dönem Başkanı Avusturya'nın Dışişleri Bakanı Ursula Plassnik de,
Türkiye'nin AB ile tam üyelik müzakerelerine başlaması için resmi davet
mektubunu gönderdiklerini söyledi.
"Reformlarda geriye dönüş olmamalı" diyen Plassnik, "müzakereler bugünden yarına
belirlenemez. Bunun için çok uzun bir süre gerekiyor. Amacımız AB'de
birliğin değerlerine sahip çıkan bir Türkiye görmek" dedi.